Yeşil Alanların Az, Fast Food Restoranlarının Fazla Oluşu Bizi Obez Yapıyor!

Yeşil Alanların Az, Fast Food Restoranlarının Fazla Oluşu Bizi Obez Yapıyor! 1

Yeşil alanlara erişimin yetersiz olduğu, fiziksel olarak aktif olabileceğimiz alanların az olduğu, fast food restoranlarının sayıca fazla, ucuz ve kolay ulaşılabilir olduğu çevrelerde yaşamak sağlık durumumuzun daha kötü olabileceği anlamına geliyor.

Sağlık, bütüncül bir yaklaşım gerektirir, sadece daha sağlıklı beslenmeye çabalamak, ya da tüm gün kapalı ortamlarda hareketsiz kaldıktan sonra spor salonlarında saatler harcamak sağlık durumumuzu tek başına daha iyi hale getirmez. Yaşadığımız şehirler de sağlığı teşvik edecek şekilde kurgulanmalıdır.

Hava kirliliğinden, sağlıklı yiyeceklerin satıldığı dükkanların yakınlığına kadar pek çok faktör belki de farkında olmadan davranışlarımızı ve sağlığımızı etkiliyor.

Bu faktörlerden birkaçına yakından bakalım

1. Yeşil Alanlar:

Yeşil Alanların Az, Fast Food Restoranlarının Fazla Oluşu Bizi Obez Yapıyor! 2
Yeşil alanlar fiziksel olarak daha aktif olmamıza katkıda bulunur. Fotoğraf: Euna Lee

İnsanlar her zaman doğayla bir bağ kurmayı arzularlar bu nedenle kaliteli havanın solunabildiği, iyi ve erişilebilir yeşil alanlarda insanlar fiziksel olarak daha aktif olmaya meyillidir ve bu, daha iyi mental sağlık ile ilişkilidir.

Yeşil alanlar, gelir yetersizliğinin sağlık üzerindeki olumsuz etkilerini dengelemeye yardımcı olur, kentsel ısı adası ( hava sıcaklığının çevredeki kırsal alanlara oranla yüksek olduğu kentsel alanlar) etkilerini ve yoğun hava kirliliğini azaltır.

Hava kirliliği, sağlığımızı tehdit eder, astım, kanser, kalp hastalıkları, diyabet, obezite ve bunaklık riskinde artma ile ilişkilidir.

Ayrıca yeşil alanlar pek çok farklı şekilde sağlığı olumlu etkiler, bunlar arasında daha düşük obezite seviyeleri, çocukların bağışıklıklarında artış, prematüre ölüm riskinde azalma, hipertansiyon, astım ve koroner kalp hastalıklarına yakalanma riskinde azalma ve bu hastalıkların uzun süreli etkilerini daha iyi idare etme sayılabilir.

Bununla birlikte yeşil alanlar, aktif ulaşımı teşvik eder ve bu daha az hava kirliliği ve daha hareketli bir çevre demektir. Ayrıca, insanlar arasındaki sosyal etkileşimi arttırır ve suça eğilimi azaltır.

2. Ulaşım Sistemleri

Ulaşım sistemleri de sağlığın önemli belirleyici faktörlerindendir.

Yeşil Alanların Az, Fast Food Restoranlarının Fazla Oluşu Bizi Obez Yapıyor! 3
Fotoğraf: Eric Sehr/Flickr.

Yürünebilirlik ve Bisiklet Kullanımına Elverişlilik:

Şehirde yaşayan insanların fiziksel aktivite düzeyleri, yürünebilir, bisiklet kullanılabilir yolların var oluşu ile doğrudan etkilenir. Yolların yürünebilirliğini, bisiklet kullanılabilirliğini arttırmak, obezite riskini, kalp ve solunum sistemi hastalıklarına yakalanma riskini düşürür, kemikleri güçlendirir, mental uyanıklığı ve yaratıcılığı arttırır.

Erişilebilir, ucuz, sürdürülebilir toplu taşıma sistemleri

Ulaşım sistemleri ayrıca istihdam, eğitim, sosyal hizmetler ve sağlık hizmetleri gibi diğer sağlık belirleyicilerine erişim sağlayarak sağlık durumunu dolaylı yoldan etkiler.

Erişilebilir, ucuz ve sürdürülebilir toplu taşıma sistemleri,  toplumun, sosyal, kültürel etkinliklere katılmalarını; eğitim istihdam gibi olanaklara erişebilmelerini sağlar ve bunların hepsi daha iyi bir sağlık durumu ile ilişkilidir.

3. Fast food restoranlarının sayısı ve erişilebilirliği

Yaşadığımız çevrede nasıl dükkanların, restoranların olduğu ne yediğimizi, ne satın almak için para harcadığımızı etkiler. Bunlar sağlık davranışları olarak adlandırılır.

Yeşil Alanların Az, Fast Food Restoranlarının Fazla Oluşu Bizi Obez Yapıyor! 4
Fast food restoranların sayıca fazla, ucuz ve kolay ulaşılabilir olması obezite ve malnutrisyon ile ilişkilidir.
Fotoğraf: David McNew/Getty Images

Fast food yoğun enerji, yüksek doymuş yağ ve az miktarda mikronutrient içermesi ile bilinir ve bu ürünlerin tüketimi daha az sebze- meyve, süt tüketimi gibi diğer sağlıksız besin tercihleri ile ilişkilidir. Fast food tüketimi artmış BKİ (Beden Kütle İndeksi) ve obezite ile ilişkilidir.

Peki fast food tüketimi sadece bireysel seçimlerle mi ilgili?

Hayır, fast food tüketimini tetikleyen faktörlerden en önemlisi yaşadığımız çevredir, fast food ürünlerin ucuz, kolay ulaşılabilir olması, sağlıklı besinlere erişimin yetersiz olması insanların bu ürünlere olan eğilimini arttırıyor.  Özellikle sosyo-ekonomik durumu daha düşük olan insanların yaşadığı bölgelerde fast food restoranların sayısı daha fazladır. Ve bu bölgelerde obezite ve malnutrisyon görülme riski daha yüksektir. ‘Gıda Çölü’ dediğimiz sağlıklı yiyeceklere erişimin yetersiz olduğu bölgeler, en çok düşük gelir düzeyine sahip, yaşlı ya da hareket yeteneği kısıtlı kişileri etkiliyor.

Sağlıklı gıdaya erişimin yetersizliği, çocuklarda diş çürüğünü prevelansının, yaşlılarda düşme riskinin, artmasına neden olur, ayrıca düşük doğum ağırlıklı bebeklerin dünyaya gelme riskini yükseltir ve çocukluk çağı morbidite ve mortalite ise ilişkilidir.

Özetleyecek olursak, yetersiz ekonomik kaynaklara sahip kişilerin yaşadığı bölgelerin sağlığı olumsuz yönde etkileyecek özelliklere sahip olma eğilimi daha yüksektir. Bu bölgeler, yeşil alanlara erişimin yetersizliği, çocukların oyun oynacağı ve fiziksel olarak aktif olacakları alanların azlığı, sağlıksız besin seçeneklerinin yoğun oluşu, aktif ulaşımın imkansızlğı ve toplu taşımaya ulaşımın yetersizliği ile insanları daha obez hale getiriyor.

Referanslar:

Voluntary sector action on social determinants of health. UCL Institute of Health Equity (2017)

Fraser, L.K., et al., The geography of fast food outlets: a review. International journal of environmental research and public health, 2010. 7(5): p. 2290-2308

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir