Tarım, İklim Değişikliğini Nasıl Etkiliyor?

Tarım, İklim Değişikliğini Nasıl Etkiliyor? 1

Tükettiğimiz pek çok gıdanın kaynağı olan tarım, iklim değişikliği üzerinde önemli bir role sahip.

Uluslarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC, 2013)‘ne göre tarım, ormancılık ve arazi kullanımını değişimi (AFOLU) insan kaynaklı sera gazı salınımının %25‘ini oluşturmaktadır. Tarım, metan (CH4) ve nitroz oksit (N2O) emisyonlarının en önemli kaynaklarından biridir.

Tarım, İklim Değişikliğini Nasıl Etkiliyor? 2
Kaynak: IPCC,2013

Sera gazı salınımı

Tarım kaynaklı atmosfere salınan sera gazları çeşitlidir.Örneğin, hayvancılık sektörü tek başına, insan kaynaklı metan gazı salınımının %44‘ünden, nitroz oksit salınımının %53‘ünden ve karbondiokst salınımının %5‘inden sorumludur.

Metan salınımının iki ana kaynağı vardır:

  1. Büyükbaş hayvanların sindirim süreci ve benzer şekilde gübredeki fermentatif süreç
  2. Pirinç tarlası, alanların sular altında kalması sonucu oluşan anaerobik ortam metan üretimini destekler.

Nitroz oksit çoğunlukla azotlu gübre kullanımı sonucu oluşur.

Karbondioksit salınımı ise tarım makinelerinde kullanılan fosil yakıtlardan kaynaklanmaktadır. Fakat, bu etki diğer etkilerle kıyaslandığında düşük kalmaktadır. Tarım makinelerinde kullanılan fosil yakıtların sera gazı salınımına etkisi yaklaşık %1 kadardır.

Arazi kullanımı değişimi

Karbondioksit salınımınında etkili olan asıl süreç arazi kullanımı değişimidir. Bildiğimiz üzere, bitkiler atmosferdeki karbondioksiti emerler, bu yüzden uzun yıllarca gelişmiş bitkiler, ormanlar, doğal ekosistemler büyük bir karbon deposudur. Dolayısıyla bu karbon deposu alanları tarım arazisine dönüştürmek, ki bu döngüyü atmosferdeki karbondioksiti tutmak yerine atmosfere karbon yaymak şeklinde değiştirir, sera gazı emisyonu dengesi açısından negatif bir etkiye neden olur.

Sera gazı üretiminin yanı sıra, tarım çevre için olumsuz pek çok etkinin de sorumlusudur.

Diğer etkiler

Azotlu gübreler suları kirletebilir ve su ekosistemi için bir tehdittir.

Pestisitler (böcek ilacı), herbisitler (yabani bitki öldürücü) ve monokültür (endüstriyel tarımda kullanılan, tek bir ürünün, yaygın olarak uzun yıllar boyunca yetiştirilmesine dayanan yöntem) biyoçeşitliliğin kaybolmasına neden olabilir.

Sonuç olarak

Nüfus arttıkça tarımsal üretim ya artmalı ya da daha verimli hale getirilmelidir. Tarım yapılan alanların artması, üretimin artması için bir seçenektir fakat dezavantajları da vardır. Mevcut alanları tarım için açmak doğal ekosistemin tahribatına yol açabilir ve bu yaban hayatı ve biyoçeşitlilik için yok edici bir etki olabilir.

Birçok sektör, su kıtlığı ve kuraklığa neden olabilecek büyük miktarda suya ihtiyaç duyar. Toprakların sürekli sömürüsü erozyona ve sıkışmaya neden olmakta ve gelecek kuşaklar için kullanışsız bırakılmaktadır.

Tüm bunların dışında, avcı toplayıcı yaşam tarzını terk edip gıda üretmek için yerleşik hayata geçtiğimizden beri tarım, insanlığı beslemek için gerekli olmaya devam ediyor. Bu nedenle, tarımın gelecekteki verimini artırmak için yollar bulmanın yanı sıra, tarımın çevre üzerindeki etkilerini azaltmak için çareler düşünmek çok önemli ve gereklidir.

Referanslar:

Comments

  1. Pingback: İklim Değişikliğinin Tarım ve Gıda Güvenliği Üzerine Etkisi

  2. Pingback: Yeşil Diyetisyen Geri Döndü! Sağlıklı ve Sürdürülebilir Beslenme Hareketi Devam Ediyor!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir