Sağlıklı beslenmek hem bizim için hem de gezegenimiz için iyi!

Sağlıklı beslenmek hem bizim için hem de gezegenimiz için iyi! 1

Sağlıklı beslenmek hem bizim için hem de gezegenimiz için iyi!

Biliyoruz ki besin seçimlerimiz, yaşamımızı, sağlığımızı doğrudan etkiliyor. Fakat sadece bizi değil içinde yaşadığımız çevreyi de bir o kadar etkiliyor. İyi haber: sağlıklı beslenmek hem bedenimizi hem çevremizi koruyor!

Gıda üretimi, arazi ve su kaynakları kullanımının, sera gazı emisyonlarının oldukça yoğun olduğu bir alandır. Günümüz gıda üretim ve tüketim alışkanlıkları, yaşadığımız çevrenin bozulmasının temel nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle tüketiciler olarak bizler bu konuda önemli sorumluluklar üstleniyoruz.

Fakat burada size iyi bir haberim var. Sağlıklı beslenmek hem bizim hem de gezegenimiz için iyi!

Barilla Gıda ve Beslenme Merkezi (BCFN)  ‘Double Pyramid’ ismini verdiği modelde besin piramidi ve ekolojik piramidi birleştirmiş. Besin piramidi Akdeniz Diyeti’ne, ekolojik piramit ise ekolojik ayak izine dayandırılmış. Bu model ile gıda ürünleri ve bunların çevresel etkileri arasında bir bağ kurulmuş.

Besin piramidinin dayandırıldığı Akdeniz Diyeti düşük çevresel etkiye sahip, aynı zamanda ekonomik ve sağlıklı. Bu diyet meyve, sebzenin, rafine edilmemiş tahılların, kurubaklagillerin çokça yer aldığı, doymuş yağ ve kırmızı etin sınırlı bulunduğu bir beslenme modelidir.

 

Sağlıklı beslenmek hem bizim için hem de gezegenimiz için iyi! 2
Double Pyramid modeli

Modele bakacak olursak, sol tarafta aşina olduğumuz besin piramidi, sağ tarafta ekolojik piramit yer alıyor. Sağlıklı ve çevre dostu besinler arasında güçlü bir korelasyon görülüyor. Akdeniz diyetinde sık tüketilmesi önerilen sebze, meyve, tahıl aynı zamanda düşük çevresel etkiye sahip iken sınırlı tüketilmesi önerilen besinler yüksek çevresel etkiye sahip.

Burdan anlaşılan şey şu; bitkisel kaynaklı gıdalar, hayvansal kaynaklı gıdalardan daha düşük bir çevresel etkiye sahip.  Örneğin; meyve (475 g CO2-eq) ve sebzenin (820 g CO2-eq)  karbon ayak izi kırmızı etinkinden (26,170 g CO2-eq) 55 kat daha düşük. Aynı zamanda omnivor bir menü, vejetaryen bir menüye göre 3 kat daha fazla çevresel etkiye sahip. Bir vejetaryen menünün karbon ayak izi 2,117 g CO2-eq iken, omnivor menüde bu değer 7,058 g CO2-eq.

Bu verilere göre yeme alışkanlıklarımızda yapacağımız küçük değişiklikler ile fark yaratmak mümkün! Örneğin sadece et tüketiminizi haftada iki kez ile sınırlandırarak karbon ayak izinizi yarı yarıya azaltabilirsiniz (49,000 g CO2-eq – 25,000  g CO2-eq).

Referans:

Using an Infographic tool to promote healthier and more sustainable food consumption: the Double Pyramid Model by Barilla Center for Food and Nutrition

http://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S2210784316300493

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir