Hava Kirliliği Çocuklarda Obezite Riskini de Artırıyor

Hava kirliliği maruziyeti çocuklarda obezite görülme riskini artırıyor. 

 

Yeni yayınlanan çalışmaya göre, yaşamın ilk yıllarında ( 0-1 yaş ve anne karnındaki dönem dahil edilmiş) karayolu trafiğinden kaynaklanan hava kirliliği (NRAP) maruziyeti altında kalan çocuklar yaşamın ilerleyen yıllarında daha daha yüksek Vücut Kütle İndeksi’ne sahip oluyorlar.

Çalışmanın detaylarına girmeden önce hava kirliliği ve sağlık ilişkisinden de biraz bahsetmek istiyorum.

Hava kirliliği ve sağlık arasındaki ilişki aslında ihmal edilen bir ilişki. Son yıllarda yapılan çalışmaların artması ile geçtiğimiz günlerde WHO tarafından düzenlenen Hava Kirliliği ve Sağlık Konferansı ile daha çok konuşulmaya başlandı.

Günümüzde ölümlerin %72’si kronik hastalıklar (kalp hastalıkları, diyabet gibi) kaynaklı ve kronik hastalıkların başlıca sebepleri şunlar olarak gösterilmektedir: tütün, hipertansiyon, sağlıksız beslenme, fiziksel inaktivite, obezite, alkolün zararlı kullanımı. Görüldüğü üzere hava kirliliği bu sebeplerden biri olarak gösterilmemiştir. Ancak, hava kirliliği kardiyovasküler hastalıklar kaynaklı ölümlerin %22’sinden, iskemik kalp hastalıklar kaynaklı ölümlerin %26’sından, akciğer kanserine bağlı olarak yaşanan ölümlerin ise %40’ından sorumlu.

Ancak son zamalarda kronik hastalıkların sebepleri olarak hava kirliliği de sayılmaktadır.

 

Kronik hastalıkları önlemek için yapabilecekleriniz

 

Bununla birlikte hava kirliliğinin ciddiyetini anlamak için şunları bilmemiz gerekiyor:

  1. Her 10 kişiden 9’u kirli hava soluyor.
  2. Hava kirliliği her yıl 7 milyon kişinin ölümünden sorumlu.

 

Traik kaynaklı kirleticiler ve çocukluk çağı obezitesi

 

Çalışmaya dönecek olursak, bu çalışmada, dizel motorlardan salınan Nitrojen Dioksitin yüksek seviyelerde oluşu ile çocukluk çağı obezitesi arasında ilişki bulunmuş. Bu sonuç, yine trafik kaynaklı diğer kirleticiler ile çocukluk çağı obezitesi arasında ilişki kuran geçmiş çalışmalar ile çelişmiyor.

 

 

Ne yazık ki dünya üzerindeki pek çok şehirde nitrojen dioksit seviyeleri yasal sınırların üzerinde. Şehirlerde yaşayan insanların %80’i her gün WHO tarafından belirlenmiş güvenli limitin üstünde yer alan kirli havayı soluyor. Örneğin, İstanbul’da hava kirliliği WHO tarafından güvenli olarak kabul edilen limitin 3.3 kat üstünde.

 

 

Çocukların %93’ü her gün toksik hava soluyor

 

Geçtiğimiz günlerde Dünya Sağlık Örgütü tarafından ilk defa düzenlenen Küresel Hava Kirliliği ve Sağlık Konferansı‘nda konuşulan yeni rapora göre, çocukların %93’ü (1.8 milyar çocuk) her gün toksik hava soluyor. Bu mazur görülemez. Toksik hava, çocukların hem fiziksel hem mental sağlığı üzerinde büyük olumsuz etkilere sahip, ve bunu inceleyen çalışmalar her geçen gün artmaktadır.

 

 

Doğumdan sonra ilk 2 yıl en uygun büyüme, sağlık ve davranış gelişimi için kritik pencere dönemidir. Çalışmada incelenen bu dönemde maruz kalınan hava kirliliği çocuğun gelişim gidişatını tamamen değiştirir. Yaşamın bu ilk dönemleri çok hızlı büyüme ve gelişmenin yaşandığı, çevresel etkilere karşı oldukça hassas olunan bir dönemdir. 

Trafiğin yoğun olduğu – özellikle dizel kamyonların çokça bulunduğu – yollardan kaynaklanan hava kirliliğinin yaşamın en önemli dönemlerine etkisini araştıran bu çalışma, 10 yaşına gelindiğinde yüksek hava kirliliğine maruz kalan çocukların düşük hava kirliliğine maruz kalanlara göre 1 kg daha fazla olduğunu buldu.

Çalılmada hava kirliliğinin çocuklarda kilo alımını nasıl artırdığı açıklanamamış olsa da çalışmanın yürütücüsü, inflamasyonun bir olasılık olduğunu belirtti. En yaygın düşünce hava kirliliğinin akciğer gibi; iştahı düzenleyen, yağ metabolizmasını değiştiren beyin gibi organlarda inflamasyona yol açtığı yönünde.

Özellikle gebe kadınların, bebeklerin, çocukların zamanlarını nerede geçirdiğine dikkat edilmeli. Dünya Sağlık Örgütü bireysel olarak yapabileceklerimizi belirlemiş:

 

1. Etkini düşür:

  • Atıklarınızı doğru yönetin: Organik atıklarınızı kompost yapın, plastik poşet kullanmayın, alışveriş çantası edin,  çöpünüzü asla yakmayın.
  • Temiz ısın, temiz pişir: Kömür ve odunun yemek pişirmek için kullanılması iç mekan hava kirliliğine, ısınmak için kullanılması ise dış mekan hava kirliliğine yol açar. Günümüzde pek çoğumuz ısınmak ya da pişirmek için bu yöntemleri kullanmasak da bu hala var olan bir durum.
  • Ulaşım şeklinizi gözden geçirin: Toplu taşıma kullanmak, yürümek, bisiklet kullanmak… Araba gerekli ise düşük ya da sıfır emisyonlu araçları tercih edin. Dizel araçlardan, özellikle eski model olanlardan, salınan hidrokarbonlar karsinojenik etkiye sahiptir ve iklime zarar verir.
  • Enerjiyi tasarruflu kullanın: Kullanmadığınız lambaları söndürün, elektronik aletlerinizi kapatın. Toksik olmayan – cıva içermeyen- Led lambaları tercih edin. Çatıların üzerine kurulabilen güneş panelleri…

 

2. Maruziyetini düşür:

  • Yaşadığın yerdeki hava kirliliğini kontrol et.
  • Yürüyüş yapacaksan örneğin,yürüyüş saatini trafiğin yoğun olduğu saatlerdense trafiğin daha az yoğun olduğu saatlere göre programla.
  • Trafiğin yoğun olduğu saatlerde araba kullanmamaya özen göster ve trafikteyken arabanın camlarını kapalı tut.
  • Bazı koşullar hava kirliliğine olan hassasiyeti artırabilir, buna doktorunuzla karar verin.
  • Maske öneriliyorsa, filtresi etkili olan bir maske kullanıldığınızdan emin olun.

 

Bireysel önlemler ve bu konudaki farkındalık oldukça önemli bir yere sahip olsa da asıl sorumluluk hükümetlere, yerel yönetimlere düşüyor. Temiz hava hakkını savunmalıyız.

 

 

Referanslar:

Longitudinal associations of in utero and early life near-roadway air pollution with trajectories of childhood body mass index

Childhood obesity linked to air pollution from vehicles

BreatheLife: Action for individuals

Pollution and non-communicable disease: time to end the neglect

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir