Geleneksel Ürünler Unutuldu, Aldığımız Kalorilerin Neredeyse Yarısı Sadece 3 Besinden Geliyor!

Diyetimiz gün geçtikçe aynılaşıyor, geleneksel ürünler unutuldu, aldığımız kalorilerin neredeyse yarısı sadece 3 besinden geliyor: buğday, mısır, pirinç.

 

‘Çeşitli beslenin’  Beslenme önerilerinin değişmez maddesidir. Çeşitli beslenmek vücudumuzun gereksinim duyduğu besin ögelerini karşılamamız için tek yoldur ve tek tip beslenme hiçbir zaman sağlıklı ve sürdürülebilir değildir.

Bu öneriyi ben de sıklıkla kullanıyorum fakat farkediyorum ki ne kadar çeşitli beslenelim gayreti içinde olsak da aslında küçük bir ürün çemberinin içinde dönüp duruyoruz. Ne yazık ki, çoğu zaman bu çembere bağımlıyız çünkü gıdamızı kendimiz üretmiyoruz artık, bize sunulanın içinden seçimler yapıyoruz ve aslında var olan çeşitliliğinin farkına varınca bize sunulan ürünlerin çeşitliliğinin çok sınırlı olduğunu görüyoruz.

 

Muz örneğine bir bakalım:

 

Bizler düşünüyoruz ki tüm muzlar sarı, bazen yeşil ve yarım ay şeklinde kıvrımlı bir yapıda olur. Ama aslında düz, bodur, hatta kırmızı renkli muzlar da var.

 

1000 çeşit muz türü var ve pek çoğumuz sadece bir tanesini biliyor.

 

Aslında 1000 farklı muz türü vardır ama bizler Cavendish ( Bilimsel adı: Musa acuminata Cavendish) muzlarının öncelikli olarak satıldığı marketlerden alışveriş yaptığımızdan bu çeşitliliğin farkında bile değiliz. Marketlerde en sık gördüğümüz muz türü Cavendish muzlarıdır çünkü onlar taşıma sırasında daha az kararır ve verimlilikleri yüksektir.  

Bu muazzam muz çeşitliliğine rağmen, Cavendish muzları dünya genelinde yetişen muzların %50’sini oluşturmaktadır. Aynı durum diğer meyve ve sebzeler için de geçerlidir.

 

Onca çeşitlilikten elimizde kalan: Buğday, mısır, pirinç

 

İnsanlık tarihi boyunca, var olan 30.000 yenilebilir bitkinin 6000-7000 kadarı besin olarak yetiştirilmiştir. Ancak, bugün ticari ölçekte baktığımızda sadece 170 tür yetiştiriliyor. Dahası, günlük ihtiyaç duyduğumuz enerji ve besin öğelerini karşılamak için bu 170 tür içinden 30 tanesine bağımlıyız. Ve daha da şaşırtıcı olanı, günlük enerjimizin %40’ından fazlasını yalnızca 3 temel besinden geliyor: buğday, mısır, pirinç.

 

Günlük enerjimizin %40’ından fazlasını yalnızca 3 temel besinden geliyor: buğday, mısır, pirinç

İhmal ettiğimiz, unuttuğumuz geleneksel ürünler

 

Yüzyıllar boyunca ihmal edilmiş, unutulmuş yüzlerce ürün vardır. Bu büyük bir kayıptır, hem de sadece tatlarını hiçbir zaman bilemeyeceğimiz için değil, sağlayacakları besin ögelerini kaybettiğimiz için de büyük bir kayıptır.

Bu tür ürünlere neglected, underutilized crop deniliyor yani ihmal edilen, yeterince tüketilmeyen ürünler.. Bu “ihmal edilen” ürünler genellikle dünyanın belirli bölgelerinde yetişen yerli veya geleneksel ürünlerdir. Bu ürünler,  ya küçük bir coğrafi bölge yetiştiklerinden, ya verimlerinin diğerlerine göre düşük olmalarından, ya zararlılara karşı hassas olmalarından, ya da iyi araştırılmamış olmadıklarından dolayı hiçbir zaman küresel pazara girmemiş ürünlerdir. Pek çoğumuz bu ürünlerin ne olduğunu, neye benzediğini bilmeyiz, hatta kendi bölgemizde yetişen ürünlerin varlığından bile haberdar değilizdir.

 

Karabuğday

 

Ancak bu ihmal edilen ürünler gün geçtikçe aynılaşan beslenme düzenimiz için bir renk olabilir. Gıda üretimine bu yeni ürünlerin de dahil edilmesiyle ürün çeşitliliği dolayısıyla tabaklarımızda çeşitlilik artar ve esansiyel amino asitler, protein ve lif gibi besin ögelerinden daha fazla yaralanmamızı sağlar.

Doğru politikalar ve teşviklerle bu ürünlerin pazara girmesi, tanınması sağlanabilir.

 

Beslenmemizde devrim yaratacak bu ürünleri ihmal etmemek için 5 neden:

 

1. Tabağımızı zenginleştirirler:

 

Geleneksel ürünler çok besleyicidirler ve bize çok daha dengeli bir beslenme düzeni sunarlar. Örneğin, en bilinen geleneksel ürünlerden biri olan kinoa, ihtiyaç duyduğumuz tüm aminoasitleri içeren tek tahıl türüdür. Yine bir geleneksel ürün olan Bambara yer fıstığı, bitkisel protein kaynağı olarak harika bir üründür, millet olarak bilinen tahıl kalsiyum ve demirden zengindir.

 

Geleneksel ürünler ile tabağınızı zenginleştirin.

 

Günümüzde yaklaşık olarak 1.5 milyar insan mikronutrient yetersizliği yaşamaktadır. Demir, çinko, iyot, A, B12 ve D vitaminleri yetersizlikleri hem gelişmekte olan hem de gelişmiş ülkelerde yaygın olarak görülmektedir, özellikle kadın ve çocuklarda. Bu yetersizlikler sanıldığı gibi sadece zayıf, yetersiz beslenen kişilerde değil fazla kilolu ve obez insanlarda da görülüyor.

İhmal edilen geleneksel ürünler zengin mikronutrient içerikleri ile her geçen gün aynılaşan diyetlerimizde gereksinim duyduğumuz besin ögelerini almamıza yardımcı olur.

 

2. Tarımımızın teminatıdırlar:

 

Tüm dünya nüfusunun beslenmesinin yalnızca 30 türe bağlı olması, tüm gıda sistemimizi etkileyecek bir zararlının, hastalığın etkilerine karşı bizi savunmasız bırakıyor. Monocrop tarım olarak bilinen, tek ürünün yetiştirildiği tarım sistemleri toprak bozulumuna,  düşük verime yatkın sistemlerdir.

 

Tarımda çeşitlilik gıda sistemimizi daha dirençli ve sürdürülebilir yapar.

 

Pazarda ilgi gören çok çeşitlilikte ürünün olması demek, çiftçinin tarlasında, bahçesinde yetiştirmek için çok daha fazla seçeneği olacağı anlamına gelir. Bu da gıda sistemimizi daha sürdürülebilir bir sistem yapar ve gıda sistemini etkileyecek zararlıların yayılımını durdurur.

 

3. İklim Değişikliğine Direçlidirler

 

Geleneksel ürünler yetiştiği bölgenin şartlarına alışkındırlar, yani iklim koşullarına direnç gösterirler. Örneğin, su baskınlarına, kuraklığa dirençli çeşitli ürünler vardır. 

 

 

Hint inciri, çölde,kurak alanlarda yetişebilmektedir.

 

Aynı zamanda bazı ürünler vardır ki o bölgede o üründen başka hiçbir şey yetişemez. Örneğin bizim Hint İnciri olarak bildiğimiz ama orijinal ismiyle kaktüs armudu desem kafanızda daha iyi canlanacak olan meyve, çölde, kurak alanlarda yetişir, kinoa rakımın yüksek olduğu yerlerde yetişir, yine Ekmek Ağacı Meyvesi olarak bilinen meyve tuzlu topraklarda yetişebilmektedir.

Çölleşme gibi iklim değişikliği etkilerinin daha sık hale gelmesi ile, başka ürünlerin yetişemeyeceği yerlerde bu dirençli ürünler gıdamızın geleceği için çözüm olacaktır.

 

4. Geleneksel Bilgiyi Canlı Tutarlar

 

Sadece geleneksel ürünlerin ne olduğu unutulmadı, bu ürünlerin nasıl yetiştirildiği, nasıl hasat edildiği de unutuldu. Yerel halk, geleneksel ürünleri yetiştirmek, hasat etmek için o bölgeye has pek çok değişik yöntem kullanır.  Bu yöntemler sürdürülebilir yöntemlerdir, teraslama bu örneklerden sadece biridir. Teraslama ile üretimde su tasarrufu sağlanır, yüksek yerlerde tarım yapılabilir, toprağı zenginleştirmek için gübreye ihtiyaç duyulmaz vs gibi.

 

Teraslama

 

Gelecekte artan nüfusu beslemek için daha fazla gıda üretmemiz gerektiğini biliyoruz ama aynı zamanda şunu da biliyoruz: Şimdiki yöntemlerle değil. Bizim gıdamızı sürdürülebilir yöntemlerle üretmeye ihtiyacımız var ve bu geleneksel bilgiler bu yaklaşımda tam da ihtiyacını duyduğumuz şeyler.

 

5. Küçük Ölçekli Çiftçilerin ve Yerel Üreticilerin Geçimlerini Sağlarlar

 

Bazı geleneksel ürünler iyi bir ticari potansiyele sahiptir ve bu ürünler küçük ölçekli veya aile çiftçileri için mükemmel bir gelir kaynağı olabilirler. Hepimizin bildiği kinoa buna en iyi örnektir. Kinoa, Bolivya, Peru ve Ekvator’un geleneksel ürünü iken, üzerindeki ilginin ve görünürlüğünün artması ile birlikte üretim hacmi 1992-2010 yılları arasında 3 katına çıktı, şu anda 70 ülkede yetiştiriliyor.

 

Kinoa

 

 

Aynı zamanda, baklagiller gibi geleneksel ürünler, beraber ekildiği diğer ürünlerin verimini artırır bu da çiftçinin gelirini artırmasına yardımcı olur.

 

Börülce, bizim geleneksel ürünlerimizden biridir.

 

Bir sonraki alışverişinizde, her zaman aldığınız meyve sebzeleri değil de daha önce denemediğiniz yeni türleri deneyin. Daha önce denemediğiniz bu türlere şans vererek diyetinizi çeşitlendirebilirsiniz. Tabi şunu unutmadan, her ülke her bölge farklı geleneksel ürünlere sahiptir, bizim geleneksel ürünlerimize ağırlık vermeniz yerel çiftçiyi destekler, karbon ayak izinizi azaltır, diyetinizi çeşitlendirir, renklendirir.

 

Referanslar ve İleri Okuma:

 

FAO. Promoting neglected and underutilized crop species. 

FAO. Once neglected, these traditional crops are our new rising stars

A Traditional Underutilized Crop of Turkey: Cowpea [Vigna Unguiculata (L.) Walp.] Landraces

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir