Akdeniz Tarımı ve Akdeniz Beslenme Modelinin Tarihi

Akdeniz Tarımı ve Akdeniz Beslenme Modelinin Tarihi 1

Akdeniz bölgesini sağlıklı ve sürdürülebilir bir beslenme şekli olan Akdeniz beslenme modeline sahip olması bakımından oldukça önemsiyorum. Türkiye’nin de Akdeniz ülkeleri içinde yer alması ve geleneksel mutfağımızın Akdeniz diyetine uygun harika örneklere sahip olması da bu beslenme modeline uyumumuz açısından önemli bir ayrıcalık.

Şimdilerde, sürdürülebilir gıda sistemini Akdeniz Beslenme Modeli bakış açısı ile alan bir kursa bakınıyorum. Kursun bir bölümü Akdeniz bölgesinde tarımın ve Akdeniz beslenme modelinin tarihine ayrılmış, ben de burdan öğrendiklerimi sizlere aktarmaya çalışacağım.

Siz de benim gibi UNESCO‘nun insanlık mirası olarak ele aldığı bu mutfak ve beslenme modeli nasıl doğmuş, bu kadim topraklarda bizden önce yaşayanlar ne yetiştirmiş, nasıl yetiştirmiş, ne yemiş, merak ediyorsanız, bu yazıyı zevkle okuyacaksınız.

Tarımın Doğuşu

Akdeniz Tarımı ve Akdeniz Beslenme Modelinin Tarihi 2
Tarımın Doğuşu. Bereketli Hilal

Tarımın ilk olarak Bereketli Hilal adı verilen bölgede ve Mısır’da doğduğu biliniyor. Tahıl, kurubaklagil, sebze ve meyve gibi bitki türlerinin ıslahı, zeytin yağı üretimi, et ve süt elde etmek amacıyla hayvanların evcilleştirilmesi de ilk bu bölgeye dayanıyor.

Akdeniz Tarımı ve Akdeniz Beslenme Modelinin Tarihi 3
Besi hayvanı türlerinin ilk evcilleştirilmesi. Turuncu: keçi, mavi: koyun, yeşil: sığır ve pembe: domuz.

Bereketli Hilal üzerinde hayvan türlerinin ilk evcilleştirildikleri tarihleri yukarıdaki harita üzerinden görebilirsiniz.

O zamanlar Akdeniz bölgesinde tarım amaçlı kulllanılan başlıca tahıl ürünleri ise şöyleydi: buğday, arpa, darı ve emmer (Bir buğday türü. Tam buğday çeşilteri içerisindedir. Türkiye’de Gernik buğdayı olarak kullanıldığına rastladım fakat emin olamadığımdan orijinal ismini yazdım). Çavdar ve yulaf o zamanlar tarımda kullanılmıyormuş.

Tahıl ürünlerinin yanı sıra, susam yağ elde etmek amacıyla sıkça kullanılırmış. Zeytinyağı dağlarda üretilirmiş, keten ise kumaş üretimi için kullanılırmış. Mezopotamya’da bezelye yetiştirilirken, Filistin’de ise daha çok mercimek tercih edilmiş. Ayrıca, tüm Bereketli Hilal boyunca incir, nar, elma ve fıstık koruları bulunurmuş.

Antik Akdeniz Uygarlıkları

Akdeniz Tarımı ve Akdeniz Beslenme Modelinin Tarihi 4
Antik Akdeniz Uygarlıkları

Tarımın başlaması ve yayılmasıyla birlikte Akdeniz çevresinde var olan Yeni Mısır Krallığı, Hitit imparatorluğu, Asur Krallığı, Mitanni devleti, Babil, Elam, Arzava ve Miken uygarlıklarını görüyoruz.

Sulama bu uygarlıkların gelişmesinde en önemli elementlerden biriydi. Sulama için kullanılan doğal nehirler o zamanlarda Antik Mısır’ın manzarasını şekillendiren öğelerdendi.

Antik Mısır’da tarım, Nil Nehri’nin döngüsüne sıkı sıkıya bağlıydı. Mısırlılar, su taşması, ekim ve hasat olmak üzere 3 mevsim tanıyorlardı.

Antik Mısırlılar emmer (Bir buğday türü. Tam buğday çeşiteri içerisindedir. Türkiye’de Gernik buğdayı olarak kullanıldığına rastladım fakat emin olamadığımdan orijinal ismini yazdım) , arpa gibi pek çok tahılı yetiştirmişlerdir. Hasat edilen tahıl miktarı taşan Nil’in kapladığı yüzeye bağlıydı bu da yaklaşık olarak 20 bin ila 34 bin km kare alana denk geliyordu. Tahıl hasadı 1.5 ton ile 2.5 ton arasında değişiyordu. O zamanlar yaklaşık 4- 5 milyon insan yaşıyordu Yeni Mısır Krallığında ve kişi başına düşen yıllık tahıl hasadı 500 kilogramdı. Kötü geçen yıllarda ise bu rakam 200 kg altına düşüyordu. Roma dönemlerinde, Mısır tahıl ambarı olarak tanınıyordu.

Akdeniz Tarımı ve Akdeniz Beslenme Modelinin Tarihi 5
Antik Mısırlı’lar en çok emmer ve arpa yetiştiriyorlardı.

Tahılın yanı sıra, kumaş üretmek için keten yetiştiriliyordu ve lifleri kullanılıyordu. Kağıt yapımı için Nil nehri yatağında papirüs yetiştiriliyordu. Meyve ve sebze ise yerleşim yerlerine yakın bahçelerde ve yüksek zeminlerde yetiştiriliyor ve el ile sulanması gerekiyordu.

Mısırlılar, insanlar ve hayvanlar arasındaki dengeli bir ilişkinin, kozmik düzenin temel öğesi olduğuna inanıyorlardı. Hem evcil hem yabani hayvanlar bu spiritüel arkadaşlığın kritik bir öğesiydi.

Akdeniz Tarımı ve Akdeniz Beslenme Modelinin Tarihi 6
Mısırlılar, insanlar ve hayvanlar arasındaki dengeli bir ilişkinin kozmik düzenin temel öğesi olduğuna inanıyorlardı.

Sığır, en önemli besi hayvanıydı, ayrıca tapınaklardaki çizimler inekten süt elde edildiğini göstermektedir.

Akdeniz Tarımı ve Akdeniz Beslenme Modelinin Tarihi 7
Antik Mısır’da inekten süt elde edildiğini gösteren bir çizim.

Bununla birlikte Antik Mısırlı’lar koyun, keçi, domuz gibi hayvanları da evcilleştirmişti. Kümes hayvanları olarak ördek, kaz besliyorlardı. Ayrıca güvercinler kafesler ile yakalanır ve yetiştirilirdi.

Akdeniz Tarımı ve Akdeniz Beslenme Modelinin Tarihi 8
Antik Mısır’da güvercinlerin kafesler ile yakalanıp ve yetiştirilirdiğini gösteren bir çizim.

Nil Nehri, içerisinde yaşayan bol balık çeşidi ile balık için harika bir kaynaktı. Arılar, bal ve vaks üretimi için evcilleştirilmişti. Eşek ve öküzler ise yük taşımak için kullanılıyorlardı ve ayrıca toprağın sürülmesinden de sorumlulardı.

Elverişli coğrafik özelliklerin bir araya gelmesi Antik Mısır’ın tarımdaki başarısına katkıda bulundu.

Akdeniz Bölgesinde Orta Çağ ve Erken Modern Çağ

Orta ve erken modern çağ, Akdeniz diyetinin diğer bölgelerden gelen besinler ile çeşitlendiği dönemlerdir. Bu bölümde Akdeniz’de yer alan besinlerden ve bu besinlerin yolculuğundan bahsedeceğim.

Akdeniz’de yer alan ülkeler coğrafya ve tarihsel farklılıklarına rağmen benzer yaşam şekillerine sahiplerdir. Bu benzerliğin en büyük nedenlerinden biri ise Akdeniz yemekleridir. Bu ülkelerin hangisine giderseniz gidin benzer mutfak kültürünün olduğunu görürsünüz.

Akdeniz Tarımı ve Akdeniz Beslenme Modelinin Tarihi 9
Akdeniz yemekleri, ortak Akdeniz kültürünün en önemli öğelerindendir.

Özellikle Orta Doğu, ekmek ve çeşitli şekillerde tüketilen buğday ve arpası ile; bezelye, nohut, mercimek gibi baklagillerden türetilen yemekleri ile; Suriye ve Filistin’de 3. yüzyıldan beri üretilen zeytinyağı ile; elma, nar, hurma, incir gibi meyveleri ve badem ve antep fıstığı gibi yağlı tohumları ile bu kültüre büyük katkılarda bulunmuştur.

O dönemlerde Akdeniz halkı neler yeniyor bir bir  bakalım. O dönemlerde asmalar yetiştirilir ve üzümler şarap üretimi için kullanılırdı. Et, yetiştirilen sığır, koyun, kümes hayvanlarından ve avcılık ile, süt ineklerden edilirdi. Balıkları ise daha uzun süre muhafaza etmek için tuzlarlardı.

Akdeniz Tarımı ve Akdeniz Beslenme Modelinin Tarihi 10
Balıkları daha uzun süre muhafaza etmek için tuzlarlardı.

Kartacalı’lar çeşitli tahıllardan yapılan lapaları, peynir, bal ve yumurta ile servis ederek bu kültüre tanıtmışlardır.

Akdeniz Tarımı ve Akdeniz Beslenme Modelinin Tarihi 11
Kartacalı’lar

Romalı’lar fethettikleri her bölgede zeytin ve üzüm yetiştiriciliğini yaygınlaştırmışlardır. Ayrıca, çeşitli sebzeleri ve bezelye, fasulye, mercimek ve nohut gibi baklagillerin yaygınlaşmasını da sağlamışlardır.

Akdeniz Tarımı ve Akdeniz Beslenme Modelinin Tarihi 12
Romalı’lar, özellikle üzüm, zeytin, çeşitli sebze ve baklagillerin yaygınlaştırılmasını sağlamışlardır.

Afrika eyaleti Roma İmparatorluğu’nun tahıl ambarı olarak görülüyordu.

Akdeniz Tarımı ve Akdeniz Beslenme Modelinin Tarihi 13
Roma İmparatorluğu, Afrika eyaleti

Orta çağ’da hem İslam dünyasında hem Avrupa’da 1492‘den sonra Endülüs yolu ile birlikte, bu bölgenin tarımında önemli gelişmeler yaşandı. Avrupa’nın şeker, pirinç ve pamuk ile tanışması bu tarihe denk gelmektedir. Kolomb Takası (Columbian Exchange) Avrupa ve eski dünya’ya mısır, patates, tatlı patates, manyok gibi yeni ürünler getirdi. Kolomb takasına daha detaylı bakmak için şu bağlantıya gidebilirsiniz.

Akdeniz Tarımı ve Akdeniz Beslenme Modelinin Tarihi 14
Kolomb Takası

Araplar‘ın Akdeniz mutfağı tarihi üzerindeki etkisi de oldukça önemlidir. Araplar tarımda yeni yöntemler geliştirilmesine, yeni ürünlerin yetiştirilmesine ön ayak olmuşlardır. Araplar, Akdeniz bölgesinde turunçgillerin, pirinç, şeker ve makarnanın yayılmasını sağlamışlardır. Hindistan’dan ıspanak, patlıcan, ebemgümeci; Etiyopya’dan bamya, karnabahar, salatalık getirilmiştir.

Hurma‘nın kökeni Basra Körfezi’ne dayanır ve Kuzey Afrika’dan Hintliler’e kadar tarihin her döneminde geliştirilmiştir. Hurma, özellikle gezginler için önemli bir besin maddesiydi. Gezginler, hurmayı genellikle, süt, tereyağı, peynir gibi süt ürünleri ile birlikte tüketiyorlardı.

Enginar, ilk olarak Kuzey Afrika’da görüldü. Enginar, yabani kangaldan elde edilmiştir.  1446 yılında, Kuzey Afrika’dan Sicilya’ya ordan Napoli ve Floransa’ya getirildi. Bununla birlikte, kayısı, Valensiya ve Malaga bademi de bölgede yeni tanınan ürünlerdendi.

Bazı durumlarda, bazı ürünler, örneğin pirinç yeniden ithal edildi, ve özellikle İspanya ve Güney İtalya üzerinden bölgeye yavaş yavaş yayıldı.

Orta çağ ve erken modern çağda yaşanan önemli tarihi gelişmeler ile birlikte Akdeniz bölgesi yeni ürünlerle tanışmış, ve bu ürünler de bu mutfak mirasının bir öğesi olmuştur.

İleri Okuma:

Hachem, F., Capone, R., Yannakoulia, M., Dernini, S., & Hwalla, N. (2016). The Mediterranean diet: a sustainable consumption pattern. Mediterra 2016. Zero Waste in the Mediterranean. Natural Resources, Food and Knowledge/International Centre for Advanced Mediterranean Agronomic Studies (CIHEAM) and Food and Agriculture Organization of the United Nations (FAO)–Paris: Presses de Sciences Po, 2016., 243.

Dernini, S., & Berry, E. M. (2015). Mediterranean diet: From a healthy diet to a sustainable dietary pattern. Frontiers in nutrition2, 15.

Blondel, J. (2006). The ‘design’of Mediterranean landscapes: a millennial story of humans and ecological systems during the historic period. Human Ecology34(5), 713-729 

UNESCO. Mediterranean Diet 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir